KISACA HZ. MEHDİ (A.S)’IN HAYATI

KISACA HZ. MEHDİ (A.S)’IN HAYATI

 

KISACA HZ. MEHDÄ° (A.S)’IN HAYATI
 
DoÄŸum Tarihi
 
On ikinci Ä°mam Hz. Mehdi (a.s), hicretin 255. (M. 867) yılı Cuma gecesi tan yeri aÄŸarırken “Samerra” ÅŸehrinde dünyaya gözünü açmıştır.[1]
Babası, Ä°mam Hasan Askeri (a.s)’dır; annesi de Hz. Ä°sa’nın havarisi Åžum’un’un neslinden olan Rum Kayseri’nin oÄŸlu YuÅŸa’nın deÄŸerli kızı “Saykal” ve “Susen” adlarıyla da anılan “Nergis” hatundur. Hz. Mehdi (a.s)’ın en meÅŸhur lakapları “Mehdi”, “Kâim”, “Hüccet” ve “Bakıyyetullah”tır.
 
Doğumunun Gizli Olması
 
Ümeyye oÄŸulları ve Abbas oÄŸulları dönemi, özellikle altıncı Ä°mam Cafer Sadık (a.s) zamanı ve sonrası, halifelerin Ehl-i Beyt Ä°mamlarına karşı çok hassas oldukları bir devirdir. Bunun sebebi de toplumun onlara çok ilgi duyması, gün geçtikçe toplumdaki etkilerinin artması ve halkın onlara olan ilgisinin fazlalaÅŸmasıdır. Bu durum karşısında Abbasi halifeleri kendi iktidarlarını tehlikede görüyorlardı; özellikle vaat edilen Mehdi (a.s) Hz. Peygamber (s.a.a)’in neslinden olup Ä°mam Hasan Askeri (a.s)’ın soyundan geleceÄŸi ve dünyayı adalet ve eÅŸitlikle dolduracağı meÅŸhur olması sebebiyle Ä°mam Hasan Askeri (a.s)’ı sıkı bir ÅŸekilde Samerra’da gözaltına almışlardı. Abbasiler, geleceÄŸi vaat edilen bu bebeÄŸin dünyaya gelmesini engellemeye çalışıyorlardı, ama bu doÄŸumun gerçekleÅŸmesinde Allah’ın iradesi söz konusu idi. Onun için Abbasilerin çalışmaları neticesiz kaldı ve Allah Teala, Musa (a.s) gibi onun doÄŸumunu da gizli kıldı. Bununla birlikte Ä°mam Hasan Askeri (a.s)’ın özel ashabı, vaat edilen bu Ä°mam’ı babası hayatta iken defalarca gördüler. Ä°mam Hasan Askeri (a.s) dünyadan göçtükleri zaman yine Ä°mam Mehdi (a.s) açığa çıkarak özel bir toplulukla birlikte babasının cenaze namazını kıldırdı ve halk onu gördü, ondan sonra da Ä°mam (a.s) gözlerden kayboldu.
 
Gaybet-i SuÄŸra ve Kubra
 
On birinci Ä°mam Hasan-ı Askeri (a.s)’ın ÅŸahadetinden sonra, hicri 260 yılından 329 yılına kadar yani 69 yıl “Gaybet-i SuÄŸra” (Küçük Gizlilik) dönemidir.[2] O zamandan Hz. Mehdi (a.s) zuhur edinceye kadarki dönem de “Gaybet-u Kubra” (Büyük Gizlilik) dönemidir.
Gaybet-i SuÄŸra’da, halkın Ä°mam Mehdi (a.s) ile iliÅŸkisi tamamen kesilmedi, ama sınırlıydı. Åžiiler, Åžia büyüklerinden olan “Özel naipler” vasıtasıyla sorunlarını Ä°mam’a ulaÅŸtırıp cevap alabiliyorlardı. Gaybet-i SuÄŸra dönemi, halk ile Ä°mam arasındaki irtibatın tamamen kesildiÄŸi “Gaybet-i Kubra” dönemi için bir hazırlık olarak tanımlanabilir. Bu dönemde halk, Ä°mam’ın genel vekilleri sayılan müçtehit ve fakihlere baÅŸvurmakla görevli kılındılar.
EÄŸer Gaybet-i Kubra ansızın ve birden gerçekleÅŸseydi düÅŸüncelerin sapmasına ve zihinlerin onu kabullenmemesine sebep olabilirdi; ama Gaybet-i SuÄŸra müddetince zihinler yavaÅŸ-yavaÅŸ hazırlandı ve daha sonra Gaybet-i Kubra dönemi baÅŸladı. Ayrıca Gaybet-i SuÄŸra zamanında, özel naipler vasıtasıyla Ä°mam (a.s) ile saÄŸlanan irtibat ve o dönemde Åžiilerden bazılarının Ä°mam Mehdi (a.s)’ın huzuruna gitmeleri onun doÄŸum ve hayatı meselesini daha da sabitleÅŸtirdi.
Gaybet-i Kubra eÄŸer bunlardan önce olmuÅŸ olsaydı, belki de bu mesele bu kadar açık olmayacak ve bazıları ÅŸüpheye düÅŸecekti. Allah Teala kendi hakimiyetiyle Peygamber (s.a.a) ve Ä°mamların da bildirdikleri gibi Ehl-i Beyt izleyicilerinin inançlarının sarsılmaması, Ä°mamlara olan inançlarını yitirmemeleri, Hz. Mehdi (a.s)’ı ve Ä°lahi kurtuluÅŸu beklemeleri, gaybet zamanında Allah’ın dinine sarılıp kendilerini eÄŸitmeleri ve Ä°mam Mehdi (a.s)’ın kıyamı için Allah’ın emri gelinceye kadar dini vazifelerini yerine getirmeleri için tam gaybete hazırlık gayesiyle kısa müddetli olan “Gaybet-i SuÄŸra” ve ondan sonra uzun müddetli olan “Gaybet-i Kubra” olmak üzere, Ä°mam Mehdi (a.s) için iki çeÅŸit gaybet takdir etti.
 
Dört Naip
 
Gaybet-i SuÄŸra zamanında Åžia büyüklerinden dört kiÅŸi Ä°mam Mehdi (a.s)’ın özel naibi olmuÅŸtur. Onlar Ä°mam’ın huzuruna gider, Ä°mam’ın da cevaplarını halka iletirlerdi.
Bu dört naibin dışında Ä°mam (a.s)’ın çeÅŸitli ÅŸehirlerde de vekilleri vardı, onlar da bu dört naip vasıtasıyla halkın meselelerini Ä°mam (a.s)’a ulaÅŸtırıyorlardı.
 
Dört naip ise ÅŸunlardır:
 
1) Ebu Amr Osman b. Said-i Amiri.
2) Ebu Cafer Muhammed b. Osman b. Said-i Amiri.
3) Ebu’l- Kasım Hüseyn b. Ruh Nevbahti.
4) Ebu’l Hasan Ali b. Muhammed Semuri.

Yorumlar

Yorum bırak

* Yıldız ile işaretlenmiş alanların kesinlikle değere sahip olmalıdır.