İmam Mehdiyi Tanıyalım

İmam Mehdiyi Tanıyalım

Ä°mam Mehdi (af) Hayatı, Fazileti, Siresi ve Sözleri

ya aba saleh

    Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla

    Ä°nsanın dünya ve ahiretiyle ilgili her mesele, Kur’ân ve hadislerde açıklanmıştır. Fakat Muhammedî olan Ä°slam’ı tanımak, bazı Ä°slam düÅŸmanları tarafından, Ehl-i Beyt’ten uzak olan kimseler için oldukça zorlaÅŸtırılmıştır. DüÅŸmanlar hakla batılı birbiriyle karıştırarak hakkın üzerini kapatmak istemiÅŸlerdir; fakat Allah Teala kendilerini tertemiz kıldığı Peygamber (s.a.a)’in Ehl- Beyt’i vasıtasıyla Muhammedi olan Ä°slam’ı ve Ä°slam düÅŸmanlarını açıkça halka tanıtmış ve böylece dinini taÄŸut ve zalimlerin elinden korumak istemiÅŸtir.

    Allah Teala, Kur’an-ı Kerim’in 33. suresinin 33. ayetinde Ehl-i Beyt’in pâk ve tertemiz olduÄŸunu açıklamıştır. Hz. Peygamber de altı veya dokuz ay boyunca sabah namazına giderken onların evinin önünde durarak; "Ey Peygamber’in Ehl-i Beyt’i, buyurun namaza" buyurmuÅŸ ve onları abasının altına alarak; "Allah’ım, bunlar benim Ehl-i Beyt’imdir" buyurarak onların kimler olduÄŸunu halka tanıtmıştır.

    Ama bazı kimseler, Kur’an’ın buyurmuÅŸ olduÄŸu gibi; "Heva ve heves üzere konuÅŸmayan ve sözleri vahiy olan" [1] Hz. Peygamber (s.a.a) vefat ederken, O’na saygısızlık yapmış, vasiyet yazmasına mani olmuÅŸ ve "Kur’an bize yeterlidir" demiÅŸ ve bununla da yetinmeyip haddini aÅŸarak; "O’nun aklı başında deÄŸildir, sayıklıyor" söylemiÅŸlerdir. Hz. Peygamber’den sonra da O’nun Ehl-i Beyt’ine edebildikleri kadar zulüm yapmış ve O Hazretin; "Babasının annesi" diye lakaplandırdığı kızını oldukça incitmiÅŸlerdir. Bununla da rahat edemeyip Hz. Peygamber’den topladıkları hadisleri yakmış, onları nakletmeÄŸi yasaklamış ve böyle yapmayanları cezalandırmakla tehdit bile etmiÅŸlerdir.

    Bütün bunlara raÄŸmen Allah’ın lütfüyle, Hz. Peygamber ve Ehl-i Beyt’inin sözleri ÅŸimdi elimize ulaÅŸmış bulunmaktadır. Bunlar sözlerinde Ä°lahi hüccetlerin sonuncusu olan Hz. Mehdi’nin kim olduÄŸunu, O’nun evrensel kıyamını ve O’nun özelliklerini bize açıklamışlardır.

    Konuya girmeden önce dikkatinizi Hz. Peygamber (s.a.a)’in buyurmuÅŸ olduÄŸu iki hadisine çekmek istiyorum. O hadislerden biri, Åžia ve Sünnilerin nakletmiÅŸ olduÄŸu "Sekaleyn" hadisidir. Hz. Peygamber (s.a.a) bu hadisinde ÅŸöyle buyurmuÅŸtur:

   "Ben sizin aranızda iki deÄŸerli emanet bırakıyorum; biri Kur’ân, diÄŸeri ise Ehl-i Beyt’imdir; bunlar (Kevser) havuzunun başında bana gelinceye kadar (yani kıyamet gününe dek) asla birbirlerinden ayrılmazlar." [2]

BaÅŸka bir hadiste de ÅŸöyle buyurmuÅŸtur:

  "Kim boynunda biat olamadan (baÅŸka bir hadiste ise; Kim zamanının Ä°mamını tanımadan) ölürse, cahiliyet ölümüyle ölmüÅŸtür." [3]

    NaklettiÄŸimiz bu iki hadis, her zamanda herkes için büyük bir sorumluluk getirmektedir. Bir taraftan Kur’ân ve Ehl-i Beyt’in her zamanda olacağını ve diÄŸer taraftan da herkesin kendi zamanının Ä°mamını tanımakla yükümlü olduÄŸunu vurgulamıştır.

    Her zamanın Ä°mamından maksat, zalim sultan ve önderler deÄŸillerdir. Bunları tanımamak cahiliyet ölümüyle ölmeyi gerektirmez. Bu Ä°mam, Hz. Peygamber’in de tanıttığı gibi O’nun Ehl-i Beyt’inden olan on iki Ä°mamlardır. Åžimdi Ehl-i Beyt Ä°mamlarından sadece bir tanesi hayattadır, O da Hz. Mehdi’dir; hadislerin buyurduÄŸuna göre yeryüzünü adaletle dolduracak olan Ä°mam, iÅŸte O’dur ve O’nu tanımak ve O’na biat etmek herkese farzdır.

ya aba saleh

    Åžimdi Hz. Mehdi’yi daha iyi tanımamız için Ehl-i Sünnet ve Åžia alimlerinin kendi kitaplarındaki Hz. Mehdi ile ilgili nakletmiÅŸ oldukları hadislere bir göz atalım.

Resulullah (s.a.a)’den nakledilen ÅŸu iki hadis, Hz. Mehdi ve kıyamını inkar eden kimselerin küfrünü açıkça ortaya koymaktadır:

1- "Mehdi’nin çıkışını inkar eden, Muhammed’e indirileni inkar etmiÅŸtir..."

2- "...Mehdi’yi inkar eden ÅŸüphesiz kafirdir." [4]

Hz. Peygamberden sonraki Ä°mam ve halifelerin on iki kiÅŸi olduÄŸu, Åžia ve Ehl-i Sünnet’in birçok kitaplarında nakledilmiÅŸtir, biz onlardan sadece iki tanesini Ehl-i Sünnet kitaplarından naklediyoruz:

1- Resulullah (s.a.a) buyurmuÅŸtur ki:

"Benden sonra on iki halife gelecektir." [5]

2- Yine Resulullah (s.a.a) Veda haccında buyurmuştur ki:

   "On iki halife oldukça bu din, düÅŸmanlarına karşı hep muzaffer olacak ve hiçbir muhalif ve münafık ona zarar veremeyecektir." [6]

Hz. Peygamber (s.a.a) kendisinden sonraki Ä°mamların ismini açıkça buyurmuÅŸtur; biz bu konuda iki hadisle yetiniyoruz:

1- Abdullah b. Abbas, Resulullah (s.a.a)’in ÅŸöyle buyurduÄŸunu nakletmiÅŸtir:

"Benim halifelerim, vasilerim ve Allah’ın benden sonraki hüccetleri on iki kiÅŸidir; ilki kardeÅŸim, sonuncusu ise evladımdır." Ya Resulullah, kardeÅŸin kimdir? diye sorduklarında; "Ali b. Ebu Talip’tir." buyurdular. Evladın kimdir? dediklerinde de ÅŸöyle buyurdular: "Yeryüzü zülüm ve haksızlıkla dolduktan sonra onu adaletle dolduracak olan Mehdi’dir. Beni hak üzere müjdeleyici olarak gönderene ant olsun ki, eÄŸer yeryüzünün ömründen sadece bir gün kalmış olsa dahi Allah Teala, o günü o kadar uzatacak ki, sonunda oÄŸlum Mehdî zuhur edecektir. Allah’ın nuru Ä°sa b. Meryem gökten inecek, O’nun arkasında namaz kılacak, yeryüzü Rabbinin nuru ile aydınlanacak ve O’nun saltanatı doÄŸu ve batıya ulaÅŸacaktır." [7]

2- Resulullah (s.a.a)’in çobanı Ebu Süleyman ÅŸöyle diyor:

Resulullah (s.a.a)’ten duydum ki ÅŸöyle buyuruyordu: "Miraç gecesi göÄŸe yükseldiÄŸimde yüce Rabbim bana ÅŸöyle buyurdu:

"...Ey Muhammed! Seni, Ali’yi, Fatıma’yı, Hasan’ı, Hüseyn’i, ve Hüseyn’nin evlatlarından olan Ä°mamları kendi nurumdan yarattım, sizlerin velayetinizi göklerin ve yerin ehline sundum; kim onu kabullenirse benim yanımda mümindir; kim de karşı çıkarsa benim yanımda kafirdir.

Ey Muhammed! EÄŸer kullarımdan bir kul, nefesi kesilinceye ve derisi kemiÄŸe yapışıncaya kadar bana ibadet etse dahi, eÄŸer sizin velayetinize karşı çıkarsa, onu affetmem. Ey Muhammed! Onları görmek ister misin? Ben; "Evet ey Rabbim." dediÄŸimde buyurdu ki: "Arşın saÄŸ tarafına bak." Bakınca Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin, Ali b. Hüseyin, Muhammed b. Ali, Cafer b. Muhammed, Musa b. Cafer, Ali b. Musa, Muhammed b. Ali, Ali b. Muhammed, Hasan b. Ali ve Muhammed Mehdi b. Hasan’ı gördüm; O, O’nların içinde inci gibi parlayan yıldız gibiydi.

    Allah Teala buyurdu ki: "Ey Muhammed! O’nlar benim kullarıma olan hüccetlerimdir; O’nlar senin vasilerindir. O’nlardan Mehdi, senin evlatlarından öldürülenlerin kanının intikamını alacaktır. Ä°zzetime ve celalime ant olsun ki O, düÅŸmanlarımdan intikam alacak ve dostlarımı sevindirecektir." [8]

ya aba saleh

    Yeryüzünün asla hüccetsiz kalmayacağı pek çok hadislerde geçmektedir; biz o hadislerden sadece iki tanesini naklediyoruz:

1-  Ebu Hamza Ä°mam Bakır (a.s)’ın ÅŸöyle buyurduÄŸunu naklediyor:

    "Allah’a ant olsun ki, Adem (a.s) olduÄŸu günden beri Allah Teala yeryüzünü Ä°mamsız ve kullarını da hüccetsiz bırakmamıştır. Allah’ın kullarına hücceti olan Ä°mam yeryüzünde olmazsa, yeryüzü baki kalmaz." [9]

2- "KeÅŸf’ul-Äžumme fi Marifet’il- Eimme" kitabında Ali b. Ä°sa b. Ebu’l- Feth-i Erbili, Sünni alimlerinden olan Hafız Abdulaziz b. Cenabezi’nin "Mealim’ul-Ä°tre" kitabından naklen Ä°mam Rıza (a.s)’dan, O da babalarından Emir’ul-Muminin Ali (a.s)’ın ÅŸöyle buyurduÄŸunu nakleder:

    "Resulullah (s.a.a), yüce Allah’ın; r16;O gün bütün insanları imamlarıyla çağıracağız’ sözü hakkında ÅŸöyle buyurdu: r16;Her kavim kendi zamanının Ä°mam’ı, Rabbinin kitabı ve Peygamberinin sünneti ile çağırılacaktır." [10]

    Yeryüzünü adalet ve eÅŸitlikle dolduracak olan Hz. Mehdi (a.s)’ın özellikleri pek çok kitaplarda geçmiÅŸtir. Biz Ehl-i Sünnet kitaplarında nakledilen hadislerden sadece iki tanesini naklediyoruz:

1- Ebu Said Hudri, Resulullah (s.a.a)’in ÅŸöyle buyurduÄŸunu rivayet ediyor:

    "Sizlere Mehdi’yi müjdeliyorum. Halkın ihtilaf ve çekiÅŸme zamanında ümmetime gönderilecek ve yeryüzü zulüm ve haksızlıkla dolduÄŸu gibi onu adalet ve eÅŸitlikle dolduracaktır. Gökte ve yerde olanlar O’ndan razı olacaklardır ve O, malları sahih olarak taksim edecektir."

Adamın birisi: "Sahih olarak nasıl taksim edecek?" diye sorduğunda: "Halkın arasında eşit olarak (dağıtacaktır)." buyurdular.

   Sonra ÅŸöyle eklediler: "O zamanda Allah Teala, Muhammed ümmetinin kalbini zenginlikle dolduracaktır ve O’nun adaleti onların hepsini kapsayacaktır; hatta nida eden; r16;Mala ihtiyacı olan var mıdır? diye nida edecek, bir kiÅŸiden baÅŸka hiç kimse kalkmayacaktır. Bunun üzerine ona; r16;Git hazinedara Mehdi bana mal vermeni emrediyor de’ denilecektir. Bundan dolayı hazinedar ona seç diyecek, adam onu kendi evine getirip açınca piÅŸman olarak; r16;Ben Muhammed ümmetinin en ihtiraslısı mı oldum, yoksa onlara yeterli olan bana kifayet etmedi mi?’ diyecek. Bunun üzerine o malı geri getirecek, ancak ondan geri alınmayacak ve biz verdiÄŸimiz bir ÅŸeyi geri almayız denilecektir. Böylece yedi, sekiz veya dokuz sene devam edecektir, bundan sonra yaÅŸantının hiçbir hayrı yoktur." [11]

2-  Cabir b. Abdullah-i Ensari ÅŸöyle diyor: Resulullah (s.a.a) buyurdu ki:

    "Mehdi benim evlatlarımdandır; O’nun ismi benim ismimdir; künyesi de benim künyemdir; ahlak ve yaratılış olarak da insanların en çok bana benzeyenidir. O gaybete çekilecek ve o dönemde halk ÅŸaÅŸkınlık içinde kalacak, ümmetler sapıklığa düÅŸecektir. Sonra Mehdi, parlak bir yıldız gibi ortaya çıkacak, yeryüzü zulüm ve haksızlıkla dolduÄŸu gibi onu adalet ve eÅŸitlikle dolduracaktır." [12]

    Hz. Mehdi (a.s)’ın Ä°mam Hüseyin (a.s)’ın evlatlarından olduÄŸuna dair birçok hadisler kitaplarda geçmiÅŸtir. Biz Ehl-i Sünnet kitaplarında nakledilen hadislerden sadece iki tanesini naklediyoruz:

1- Hz. Ali (a.s), Hz. Resulullah (s.a.a)’in ÅŸöyle buyurduÄŸunu nakletmiÅŸtir:

"Hüseyin’in evlatlarından biri ümmetim arasında kıyam etmedikçe dünya yok olmayacaktır; O, yeryüzünü zulümle dolduÄŸu gibi adaletle dolduracaktır." [13]

2- Huzeyfe, Resulullah (s.a.a)’ten ÅŸöyle buyurduÄŸunu naklediyor:

"Dünyanın sonuna bir gün kalmış olsa dahi, Allah Teala o günü, evlatlarımdan birini gönderene kadar uzatacaktır; O’nun ismi benim ismimdir."

Selman; "Ey Allah’ın Resulü! Hangi oÄŸlundan olacaktır?" diye sorduÄŸunda, eliyle Hüseyin’i göstererek; "Bu oÄŸlumdan." buyurdular. [14]

    Hz. Mehdi (a.s)’ın zamanında Hz. Ä°sa (a.s) gökten inecek ve ümmetin emirliÄŸini kabul etmekten çekinecektir. Bu konuda nakl olunmuÅŸ olan hadislerden sadece iki tanesini naklediyoruz:

1- El-Havi li’l-Fetava (s. 48, Mısır bas.), Ebu Amr ed- Dani’nin Sünen’inden naklen Huzeyfe’den ÅŸu hadisi tahriç eder: Resulullah (s.a.a) buyurdu ki:

   "Mehdi zuhur ettiÄŸinde Ä°sa b. Meryem de gökten inecektir; saçlarından sular damlarken Mehdi ona diyecek ki: r16;Öne geç ve halka namaz kıldır.’ Ä°sa da cevaben ÅŸöyle diyecektir: r16;Namaz senin için ikame olunmuÅŸtur.’ Böylece benim evlatlarımdan birinin arkasında namaz kılacaktır." [15]

2- Sahih-i Buhari, "Kitab’ul-Bed’il-Halk" (Kitapta Meryem’i de an) babında (c. 4, s. 205, Beyrut bas.) Ebu Hureyre’den ÅŸöyle nakledilir: Resulullah (s.a.a) buyurdu ki: "Ä°sa b. Meryem nazil olup Ä°mamınız da sizden olunca ne yapacaksınız?" [16]

    Hz. Mehdi (a.s) hakkında Ehl-i Beyt Ä°mamlarından da pek çok hadisler nakledilmiÅŸtir. Biz teberrük için her Ä°mamdan bir hadis naklediyoruz:

1- EsbeÄŸ b. Nebate diyor ki; Emir’ul-Muminin Hz. Ali (a.s), Hz. Mehdi (a.s) hakkında söz ederken ÅŸöyle buyurdular:

    "O, (Mehdi -a.s-) öyle bir gaybete çekilecek ki, sonunda cahiller: r16;Allah’ın Âl-i Muhammed’e ihtiyacı yoktur’ diyeceklerdir." [17]

2- Ebu Said ÅŸöyle diyor: Hasan b. Ali (a.s) Muaviye b. Ebu Süfyan ile sulh ettiÄŸi zaman, bazıları O’nu bu iÅŸten dolayı kınayınca buyurdular ki:

     "Yazıklar olsun size! Ne yaptığımı biliyor musunuz? Vallahi güneÅŸin üzerinde doÄŸup battığı her ÅŸeyden daha hayırlısını ben ÅŸiilerim için yaptım. Benim, sizin Ä°mamınız olduÄŸumu, sizin bana itaat etmeniz gerektiÄŸini ve Resulullah’ın buyurduÄŸu cennet gençlerinin efendilerinden biri olduÄŸumu biliyor musunuz?" "Evet biliyoruz" diye cevap verdiler.

    Ä°mam Hasan (a.s) bunun üzerine ÅŸöyle buyurdular:

     "Biliyor musunuz Musa b. Ä°mran, Hızır (a.s)’ın gemiyi delmesine, duvarı düzeltmesine ve çocuÄŸu öldürmesine neden o kadar kızdı? Çünkü bu iÅŸlerin hikmetini bilmiyordu. Halbuki bu iÅŸler zikri yüce Allah’ın yanında doÄŸru ve hikmet üzereydi. Arkasında Ä°sa b. Meryem’in namaz kılacağı Kâim dışında biz Ehl-i Beyt’ten olan hepimizin boynunda zamanın taÄŸutunun biati olduÄŸunu bilmiyor musunuz? Yüce Allah O’nun veladetini gizleyecek ve ÅŸahsını saklayacaktır. Böylece O, zuhur ettiÄŸinde kimsenin biati onun boynunda olmayacaktır. O, tüm kadınların en üstünü olan birinin oÄŸlu olan kardeÅŸim Hüseyin’nin dokuzuncu oÄŸludur. O’nun gaybetinde, Allah Teala O’nun ömrünü uzatacak, sonra kendi kudreti ile O’nu kırk yaşından daha genç görünümlü olarak aÅŸikar edecektir ve bu Allah’ın her ÅŸeye kadir olduÄŸunun bilinmesi içindir." [18]

gül

3- Abdurrahman b. Selit diyor ki, Ä°mam Hüseyin (a.s) ÅŸöyle buyurdu:

    "On iki hidayet Ä°mam’ı bizdendir; birincisi Emir’ul-Muminin Ali b. Ebu Talip’tir; sonuncusu ise dokuzuncu evladımdır. Hak üzere kıyam edecek olan O’dur. Yeryüzü öldükten sonra, Allah O’nun vasıtasıyla tekrar onu ihya edecektir ve müÅŸrikler istemese de Allah hak dini diÄŸer dinlere muzaffer kılacaktır. O’nun gaybete çekildiÄŸi dönemde bazı kavimler mürtet olacak, bazıları ise dine baÄŸlı kalacaktır; onlara eziyetler olacak ve onlara denilecek ki: r16;EÄŸer doÄŸru söylüyorsanız bu vaat ne zaman vuku bulacaktır?’ Biliniz ki O’nun gaybetindeki eziyetlere ve tekziplere sabretmek, Resulullah (s.a.a) ile beraber kılıçla cihat etmek gibidir." [19]

4- Said b. Cübeyr ÅŸöyle diyor: Ä°mam Zeyn’ul-Abidin (a.s) buyurdu ki: "Bizden olan Kâim’de, peygamberlerden bazı sünnetler vardır: Nuh’tan, Ä°brahim’den, Musa’dan, Eyyup’tan ve Muhammed (s.a.a)’den birer sünnet onda vardır.

    Nuh’un ondaki sünneti uzun ömrüdür; Ä°brahim’in sünneti gizli veladet ve halktan uzaklaÅŸmasıdır; Musa’nın sünneti korkudan gaybete çekilmesidir; Ä°sa’nın sünneti halkın onun hakkında ihtilaf etmesidir; Eyyub’un sünneti belalardan sonraki ferahlıktır; Muhammed’in sünneti ise kılıçla zuhur etmesidir..." [20]

5- Salih b. Ukbe basından, o da Ä°mam Muhammed Bâkır (a.s)’dan, O da babaları vasıtasıyla Resulullah (s.a.a)’in ÅŸöyle buyurduÄŸunu nakletmekteler:

    "Mehdi benim evlatlarımdandır, onun gaybet dönemi olacaktır. Bu dönemde ümmetten birçoÄŸu delalete düÅŸecektir. O, peygamberlerin niÅŸaneleriyle gelecek, yeryüzü zulüm ve haksızlıkla dolduÄŸu gibi onu adalet ve eÅŸitlikle dolduracaktır." [21]

6- Mufazzal b. Ömer, Ä°mam Cafer-i Sadık (a.s)’ın ÅŸöyle buyurduÄŸunu nakletmektedir:

"Yüce Allah, varlıkları yaratmadan on dört bin yıl önce, on dört nur yarattı. Ä°ÅŸte o nurlar, bizim ruhlarımızdır."

   "Ey Allah Resulünün oÄŸlu, bu on dört nur kimdir?" diye sorduklarında ÅŸöyle buyurdular: "Muhammed, Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin ve Hüseyin’in evlatlarından olan Ä°mamlar. Onların sonuncusu Kâim’dir; gaybetten sonra kıyam edecek, Deccal’ı öldürecek ve yeryüzünü her türlü zulüm ve haksızlıktan temizleyecektir." [22]

7- Yunus b. Abdurrahman diyor ki, Ä°mam Musa b. Cafer (a.s)’ın huzuruna çıkarak: "Ey Resulullah’ın oÄŸlu! Hak üzere kıyam edecek olan Kâim sen misin?" diye sorduÄŸumda Ä°mam (a.s) ÅŸöyle buyurdular:

     "Hak üzere kıyam eden benim. Ama yeryüzünü Allah’ın düÅŸmanlarından temizleyecek, onu zulümle dolduÄŸu gibi adaletle dolduracak olan Kâim, benim evlatlarımın beÅŸincisidir. Öldürülme korkusu olduÄŸu için gaybeti o kadar uzayacak ki, bazı kavimler O’nun hakkında irtidata düÅŸecek, bazıları ise ona baÄŸlı kalacaklardır."

     Sonra ÅŸöyle ekledi: "Bizim Kâim’imizin gaybetinde sevgimize sarılan, velayetimize baÄŸlı kalan ve düÅŸmanlarımızdan uzaklaÅŸan ÅŸiilerimize ne mutlu! Onlar bizdendir, biz de onlardanız. Bizlerden Ä°mamları olarak razıdırlar: Biz de onlardan ÅŸiilerimiz olarak razıyız. Ne mutlu onlara! Allah’a ant olsun ki onlar, kıyamet günü bizimle aynı derecede olacaklardır." [23]

8- Hasan b. Halid, Ä°mam Ali Rıza (a.s)’ın ÅŸöyle buyurduÄŸunu naklediyor:

   "Benim evlatlarımın dördüncüsü, cariyelerin en üstününün oÄŸludur, Allah onun vesilesiyle yeryüzünü bütün zulüm ve haksızlıklardan temizleyecektir. Halkın, doÄŸumunda tereddüt ettiÄŸi gaybet sahibi O’dur. O, zuhur ettiÄŸinde yeryüzü Rabbinin nuru ile aydınlanacak, halkın arasında adalet ölçüsünü kuracak, böylece hiç kimse baÅŸkasına zulmetmeyecek ve yeryüzü O’na itaat edecek ve onun gölgesi de olmayacaktır.

      Gökten bir münadi onun adına nida edecek ve yeryüzündeki bütün halk ona doÄŸru yapılan ÅŸu çaÄŸrıyı iÅŸitecek: "Bilin ki, Allah’ ın hücceti Beytullah’ın yanında zuhur etti, O’na tabi olun; ÅŸüphesiz hak O’nunladır ve O’ndadır. Ve bu konuda Allah’ın ayeti ÅŸöyle geçer: r16;EÄŸer istersek onlara gökten bir ayet nazil ederiz de hepsinin boynu onun karşısında eÄŸilir.’ Yakın bir mekândan bir münadi, o gün nida eder ve onlar da o hak sesi duyarlar. Ä°ÅŸte o gün zuhur günüdür. Yani oÄŸlum Kâim Mehdi’nin zuhur günüdür." [24]

9- Abdulazim b. Abdullah ÅŸöyle diyor: Ä°mam Muhammed Takî (a.s)’ın yanına giderek Mehdi’nin Kâim mi baÅŸkası mı olduÄŸunu sormak istedim. Ama Ä°mam (a.s) söze baÅŸlayarak ÅŸöyle buyurdular:

   "Ey Ebu’l- Kasım! DoÄŸrusu bizden olan Kaim, Mehdi’dir. Onu, gaybetinde beklemek ve zuhurunda ona itaat etmek vaciptir. O, benim evlatlarımdan üçüncüsüdür. Muhammed sallallâhu aleyhi ve alih’i peygamber olarak gönderen ve Ä°mameti bizlere mahsus kılan Allah’a ant olsun ki, eÄŸer dünyanın sonuna sadece bir gün kalsa dahi, Allah o günü o kadar uzatacak ki, O, o günde zuhur edecek, yeryüzü haksızlıkla dolduÄŸu gibi, onu adalet ve eÅŸitlikle dolduracaktır." [25]

10- Sakr b. Ebu Delf, Ä°mam Ali Naki (a.s)’ın ÅŸöyle buyurduÄŸunu nakletmiÅŸtir:

"Benden sonraki Ä°mam, oÄŸlum Hasan’dır; O’ndan sonraki Ä°mam ise O’nun oÄŸlu Kâim’dir. O, yeryüzünü, zulüm ve haksızlıkla dolduktan sonra adalet ve eÅŸitlikle dolduracak olandır." [26]

11- Ahmed b. Ä°shak b. Sa’d el-Ensarî ÅŸöyle diyor:

Ä°mam Hasan Askerî (a.s)’ın yanına giderek, kendisinden sonraki Ä°mam’ın kim olduÄŸunu sormak istedim. Ama Ä°mam (a.s) benden önce söze baÅŸlayarak ÅŸöyle buyurdular:

    "Ey Ahmed b. Ä°shak! Åžüphesiz yüce Allah, Adem (a.s)’ı yarattığından beri yeryüzünü hüccetsiz bırakmadı ve kıyamete kadar da bırakmayacaktır. O’nun vesilesiyle belaları yeryüzü ehlinden defeder, yaÄŸmur yaÄŸdırır ve topraktan bereketleri çıkarır."

    Ä°mam (a.s)’a; "Ey Allah Resulünün OÄŸlu! Senden sonraki Ä°mam kimdir?" diye arz ettiÄŸimde Ä°mam (a.s) ayaÄŸa kalkıp odaya girdi. Az sonra omzunda yüzü dolunay gibi parlayan üç yaşındaki bir çocukla çıkarak ÅŸöyle buyurdular:

   "Ey Ahmed b. Ä°shak! EÄŸer Allah’ın ve hüccetlerinin yanında deÄŸerli olmasaydın bu oÄŸlumu sana göstermezdim. Bunun adı ve künyesi, Resululah’ın adı ve künyesi ile aynıdır. Yeryüzü zulüm ve haksızlıkla dolduktan sonra, onu adalet ve eÅŸitlikle dolduracaktır. 

     Ey Ahmed b. Ä°shak! Bu ümmetin içinde bu, tıpkı Hızır ve Zülkarneyn gibidir. Allah’a ant olsun ki, bu öyle bir gaybete çekilecek ki, Allah’ın O’nun imametine baÄŸlı kıldığı ve O’nun zuhurunun acil olması için dua etmeÄŸe muvaffak kıldığı kimseler dışında, kimse helak olmaktan kurtulamayacaktır."

   "Ey mevlam! Kalbimin mutmain olacağı bir alameti var mıdır?" diye sorduÄŸumda, O çocuk fasih bir Arapça’yla ÅŸöyle buyurdu: "Ben Allah’ın yeryüzündeki son hüccetiyim; düÅŸmanlarından intikam alacak olan da benim; beni gördükten sonra artık alamet ve delil isteme."

    Ahmed b. Ä°shak ÅŸöyle ekliyor: Sevinç ve ferahla dışarı çıktım; ertesi gün Ä°mam (a.s)’ın yanına dönerek ÅŸöyle arz ettim: "Ey Resulullah’ın oÄŸlu! Bana minnet ettiÄŸin için çok mesrur oldum. Hızır ve Zülkarneyn’nin O’nda zahir olacak olan sünneti nedir?" Ä°mam (a.s); "Gaybetinin uzunluÄŸudur" buyurdular. "Ey Resulullah’ın oÄŸlu! O’nun gaybeti çok mu sürecektir?" dediÄŸimde ise ÅŸöyle buyurdular:

     "Rabbime ant olsun ki, evet uzun sürecektir; öyle ki, O’na inananların çoÄŸu bu inançlarından vazgeçecek ve Allah’ın bizim velayetimiz üzerine kendilerinden ahit aldığı ve kalbine iman yazdığı ve rahmetiyle desteklediÄŸi kimseler dışındakiler buna baÄŸlı kalmayacaklardır.

Ey Ebu Ä°shak! Bu, Allah’tan gelen bir emirdir ve Allah’ın gizli sırlarından bir sırdır. Sana dediklerimi al, gizle ve ÅŸükredenlerden ol. Böylece yarın en yüce makamda bizimle olursun." [27]

12- Ä°mam Mehdi (a.s) da kendi gaybetiyle ilgili ÅŸöyle buyurmuÅŸtur:

   "Benim gaybetim döneminde benden faydalanmaya gelince; bu dönemde benden faydalanmak, bulutlarla örtülen güneÅŸten yararlanmaya benzer. Ben yeryüzü ehli için kurtuluÅŸ ve emniyet vesilesiyim. Nitekim yıldızlar da gök ehli için emniyet vesileleridir. Öyleyse sizi ilgilendirmeyen ÅŸeyleri sormayın. Sizden istenilmeyen ÅŸeyleri bilmek için kendinizi zahmete düÅŸürmeyin. Ferecin yakın olması için çok dua ediniz. Çünkü dua sizin kurtuluÅŸ vesilenizdir." [28]

   Ä°mam Mehdi (a.s) hakkında, Åžia ve Sünnî alim ve yazarlar tarafından müstakil olarak pek çok kitaplar yazılmış veya yazdıkları kitaplarda O Hazrete de deÄŸinmiÅŸlerdir. ÖrneÄŸin: Ehl- Sünnet alimleri tarafından konunun ispatı hususunda müstakil olarak yüz kırk üzerinde kitap yazılmıştır. [29]

     Hicri üçüncü yüzyılın ikinci yarısından günümüze dek, bu alanda iki bini aÅŸkın kitap ve risale telif edilmiÅŸ ve yine kitap niteliÄŸinde sayısız makaleler yazılmıştır. Bunların sayısından fazlası da bir veya birkaç defa basılmıştır. Åžii ve Sünni alim ve düÅŸünürler tarafından yazılan bu kitaplar Arapça, Farsça, Orduca, Türkçe, Ä°ngilizce, Fransızca, Rusça ve diÄŸer dillerde telif veya bu dillere tercüme edilmiÅŸtir.

    Hz. Mehdi (a.s) hakkında yazılan veya O’nunla ilgili hadisleri içeren kitaplara bir göz attığımızda ÅŸu gerçekle karşılaşıyoruz ki, Hz. Resulullah (s.a.a)’in Hz. Mehdi (a.s) hakkındaki hadislerini sahabe vasıtasız olarak direkt Hz. Resulullah (s.a.a)’ten nakletmiÅŸ ve yayınlamışlardır.

   Sayın Mehdi Ä°slami, konuyla ilgili kaynak kitaplarında sahabeden adı geçen 45 ravinin isimlerini zikretmektedir. Hz. Mehdi ile ilgili hadisleri bu kadar sahabenin nakletmesi bile, bu hadislerin sıhhat ve tevatürlüÄŸüne en büyük delillerden biridir.

_______________

Kaynaklar:

[1] -  Necm/3-4.

[2] - Sahih-i Müslim, c. 4, s. 3-18, hadis:2408 (Abdulbaki bas.). Sünen-i Daremi, c. 2, s. 431-432. Sünen-i Termizi, c. 5, s. 663, hadis: 37788.

[3] - Bihar, c. 23, s. 77. hadis: 4, 5, 66, 78. Kenz’ul-Ummal, c. 1, s103, hadis: 463-464.

[4] - Bkz. "Fevaid’ul-Ahbar" (Ö:279). Ä°kd’ud-"Durer, fi Ahbar’il- Muntazar", s. 157 (Ö:685). Feraid’us- Simtayn, c. 2, s. 337, No: 585 (Ö:730). Lisan’ul-Mizan, c. 4, s. 147 (Ö:852). El-Fetave’l- Hadise, s. 37 (Ä°bn-i Hacer-i Mekki).

[5] - Buhari; "Tarih’ul-Kebir" c. 1, s. 466. "Müsned-i Ahmed, c. 5, s. 92. Ebu Nuaym; "Hilyet’ul-Evliya, c. 4, s. 323; Tabarani; "Mucem’ul-Kebir", s. 94. Menavi; "Kenz’ul) Hakayık" s. 208.

[6] - Müsned-i Ahmed b. Hanbel, c. 5, s. 87-88.

[7] - Feraid’us- Simtayn, c. 2, s. 312.

[8] - Yenabi’ul-Mevedde, c. 3, s. 160.

[9] - Kafi, c. 1, s. 137.

[10] - Ä°sbat’ul-Hudat, c. 1, s. 137.

[11] - Müsned-i Ahmed, c. 3, s. 37.

[12] - Feraid’us- Simtayn, c. 2, s. 334.

[13] - Yenabi’ul-Mevedde, s. 445.

[14] - Zehair’ul-Ukba, s. 136 (Mısır bas.)

[15]- El-Havi, Li’l- Fetava, s. 81 (Mısır bas.)

[16] - Sahih-i Buhari, c. 4, s. 205 (Beyrut bas.)

[17] - Kemal’ud-Din, c. 1, s. 302.

[18] - A. K. c. 1, s. 305.

[19] - Uyun-u Ahbar, c. 1, s. 68.

[20] - Kemal’ud-Din, c. 2, s. 576.

[21] - 21- A. K. c. 1, s. 287. Bihar, c. 51, s. 72.

[22] - A. K. c. 2, s. 335. Bihar, c. 51, s. 144.

[23] - Kifayet’ul-Eser, s. 265.

[24] - Yenabi’ul-Mevedde, s. 448.

[25] - Kemal’ud-Din, c. 2, s. 337.

[26] - A. K. c. 2, s. 383.

[27]- A. K. c. 2, s. 384.

[28] - Bihar, c. 53, s. 181.

[29] - Bu konuda geniÅŸ bilgi edinmek isteyen ÅŸu kitaplara bakabilir:

a) "Mehdi- yi Muntazar ra Beşnasid." (Mehdi Fakih-i İmami bu kitapta Hz. Mehdi hakkında yaklaşık 400 kitabın ismini vermiştir)

b) "Kitapname-i Hz. Mehdi" Ali Ekber Mehdi Pur, iki ciltten oluşan bu kitapta Hz. Mehdi konulu 2066 kitap tanıtmıştır

Yorumlar

Yorum bırak

* Yıldız ile işaretlenmiş alanların kesinlikle değere sahip olmalıdır.