Ä°mam Mehdinin Åžeyh Mufide Mektubu-2

Ä°mam Mehdinin Åžeyh Mufide Mektubu-2

 

 
“Allah’ın, kendi yolunda cihada hazır kulundan, hakkın kendisine ilham edildiÄŸi ve onun kılavuzu olana.
 
Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla
Ey hakkın yardımcısı ve sadakatle halkı O’na doÄŸru çağıran! Allah’ın selamı sana olsun. Kendisinden baÅŸka bir ilah olmayan Allah’a hamd ediyor, efendimiz ve mevlamız olan peygamberlerin sonuncusu Muhammed’e ve O’nun pâk Ehl-i Beyt’ine O’ndan rahmet diliyoruz.
 
Biz senin münacaatını görüyorduk, -Allah Teala, evliyası vasıtasıyla sana bağışladığı ÅŸeyler vesilesiyle seni korusun, düÅŸmanlarının hilesinden seni güvende kılsın- onun müstecab olmasını (Allah’tan) istedik. Åžimdi, tanınmayan bir dağın tepesinde ikamet ediyoruz, imandan yoksun bazı fertler yüzünden, bitkisi çok olan bölgeden buraya sığındık. Yakında geniÅŸ ve düz bir yere ineceÄŸiz ve gelecekteki durumumuzdan seni haberdar kılacağız. Bu vesileyle, iyi iÅŸlerinle bize yakın olduÄŸunu bileceksin. Allah Teala, kendi rahmetiyle seni bu amelleri yapmaya muvaffak kılmıştır...
 
Bu saklanmaktan (gaybete çekilmekten) sonra hareketimizin (kıyamımızın) niÅŸanesi, Mekke-i Muazzamdaki, münafık ve kan dökmeyi helal bilen kimse tarafından vuku bulacak hadisedir. Kendi hilesiyle mü’minlerin canına kastetmektedir. Ama bununla, hedefi olan zulüm ve tecavüzde bulunmaya ulaÅŸamayacaktır. Çünkü biz müminlerin arkasındayız, yer ve göÄŸün padiÅŸahından gizli kalmayacak duayla onları koruyacağız.


Öyleyse dostlarımızın kalpleri mutmain olsun, tehlikeden güvende kalacaklarına emin olsunlar. Gerçi durumların karanlıkları onları korkutacaktır. Ama sonuç, günahlardan sakındıkları müddetçe -Allah’ın güzel lütfüyle- onlar için güzel olacaktır.
 
Ey muhlis dost ve bizim uÄŸrumuzda zalimlere karşı cihad eden, -Allah seni, bizim önceki salih dostlarımızı te’yit ettiÄŸi gibi teyit etsin- biz sana söz veriyoruz ki, dini kardeÅŸlerinden kim, din hususunda Rab-binden çekinir ve üzerinde (humus, zekat vb.) olan borcunu hak sahiplerine ulaÅŸtırırsa, bozucu fitnelerde ve karartıcı sıkıntılarda güvende olacaktır. Kim de, Allah’ın verdiÄŸi nimetleri, verilmesini emrettiÄŸi kimseye vermekte cimrilik ederse, dünya ve ahirette zarara uÄŸrayanlardan olacaktır.
 
EÄŸer Åžiilerimiz -Allah onları kendi itaatine muvaffak kılsın- üzerlerine farz olan ahde vefa etmede kalpleri bir olursa, bizimle görüÅŸmek saadeti onlardan te’hir edilmeyecektir. Bize nispet, sahip oldukları gerçek marifet üzere bizimle görüÅŸmek mutluluÄŸu, en yakın bir zamanda onlara nasip olacaktır. Bizi onlardan uzaklaÅŸtıran ÅŸey, sevmediÄŸimiz ÅŸeyleri yapıyor olmaları haberinin bize ulaÅŸmasıdır. Allah en iyi yardım dilenendir, O bize yeter ve O ne güzel vekildir. Allah’ın salat ve selamı, korkutucu ve müjdeleyici olan efendimiz Muhammed’e ve O’nun pâk Ehl-i Beyt’ine olsun.”
(Bu mektup, H. 412. yılın Şevval ayının evvelinde yazıldı)
Åžu da, Mübarek elle yazılan -Allah’ın salatı onun sahibine olsun- tevkinin nüshasıdır:
 
“ Ey kendisine yüce hak ilham olan dost! Bu, sana olan mektubumuzdur, bizim imlamız ve güvendiÄŸimiz birisinin hattıyla yazılmıştır. Öyleyse onu herkesten gizle, onu dür ve hiç kimseye gösterme. Onun üzerinden bir nüsha hazırla, dostlarımızdan emin bildiÄŸin kimseleri ondan haberdar et, Allah onları bizim bereketimize meÅŸmul kılsın, inÅŸaallah. Hamd Allah’a, salat ve selam efendimiz Muhammed ve onun pâk Ehl-i Beyt’ine olsun.”
 
Sunulan bu iki mektuptan da anlaşıldığı gibi Ä°mam aleyhi’s-selâm gaybet döneminde insanların durumunu izlemekte, gerekli uyarılarda ve yol göstermelerde bulunmaktadır. Bu da ona gönül verenlerin daha fazla çaba göstermelerini, ona layık asker olmaları yolunda fedakarcasına ve ümitle çalışmalarını saÄŸlamaktadır.

 

 

[14] - Bihar-ul Envar , c. 53, s. 176; Ä°hticac-i Tabersî , c. 2, s. 324 (Necef b.).

Yorumlar

Yorum bırak

* Yıldız ile işaretlenmiş alanların kesinlikle değere sahip olmalıdır.